Mori UK ile Uyku Üzerine - Ye Oyna Uyu

Mori UK ile Uyku Üzerine

Uykuya dalması için nasıl  yardımcı olabilirsiniz ve bir uyku danışmanının dahi yaşayabileceği problemler üzerine.

Mori Uk’de yayınlanan “Uyku” röportajımızın çevirisi:

Gelişim Psikoloğu ve Uyku Danışmanı Sinem Özen Canbolat ile yayınlanan İlk röportajda, The Maternity Circle,  oyun aracılığı ile nasıl ilişki kurulabileceğini sormuştu. Şimdi, miniğinize, uykuya dalması için nasıl şefkat ile yardımcı olabileceğinizi ve bir uyku danışmanının dahi yaşayabileceği problemleri öğreniyoruz.

 

1.       Uyku hakkında da konuşalım mı? Uykusuz ebeveynler için belli başlı ipuçları nelerdir?

 

S.Ö.Canbolat :  Yeni ebeveynler için uykusuzluk bir sorun, ama bunun nedeni bebeklerinin “kendi normalinin” dışında bir çizgide uyuması değil, daha ziyade, doğum sonrası dönemde sizi destekleyecek bir komünün içinde yaşamıyorsanız bebeğe bakmanın çok da kolay olmamasıdır. İlk 3-4 ayda bebeğin gerçeği düzensizliktir. Ancak, bunun bu şekilde devam etmesi gerekmiyor. Bebeğinize daha iyi uyuması için yardımcı olabilirsiniz. Herhangi bir uyku eğitimi metodu değil bahsettiğim, çünkü “bebeği uyuması için verilen eğitimler”e inanmıyorum. Bence, bebekleri anlamanın henüz çok başındayız ve yakın gelecekte tüm bu eğitim metodlarını geride bırakacağız. Eğer bebeğinizin hissettiği “kaygı” dan dolayı uykuya geçmekte zorlandığını bilirseniz, siz de eğitim verme fikrinizi bir yana bırakırsınız. Bunun yerine onun kaygısını anlamaya ve ona bu kaygı ile baş etmesi için nasıl yardım edeceğinizi anlamaya çalışırsınız.

 

2.       “DESTEKLİ UYKU BECERİ GELİŞİMİ” adı altında bir metot geliştirdiniz. Bu metodu nasıl tanımlarsınız?

 

S.Ö.Canbolat :  Bu metot bir uyku eğitimi metodu değil. Anne ve bebek arasındaki güvenli bağlanmayı baz alan bir yaklaşım. Bu metotta, anne ve babalar bebeklerini tek başına ağlamaya asla bırakmıyorlar diyebiliriz. Bebeklerini gözlemliyorlar, dinliyorlar ve ihtiyaçlarına göre destek veriyorlar ve kendi kendine sankinleşme becerisinin gelişimi için destek vermiş oluyorlar. Aileler ile çalıştığımda, ailenin yaşamını detaylı analiz etmeye çalışıyorum ve onlara uygulamalar süresince yoğun destek imkanı sağlıyorum. Bebekler kendilerini sakinleştirme becerilerini genel olarak 3-4 ay civarında kullanmaya başlayabiliyorlar. Bu nedenle, uyku beceri gelişimi de bu dönemden itibaren desteklenebiliyor.

 

3.       “Oyun”u uyku rutinine nasıl eklediniz? Eğer bunu yapabildi iseniz, evinizde uygulayabildiniz mi?

 

S.Ö.Canbolat :  Oyunu uyku rutinine ekleyebilirsiniz. Ancak, yatma zamanı rutinleri sakinlik gerektirdiği için oynanan oyunun da sakin olması gerekir. Bebeğinizin uykuya dalmasını zorlaştıran adrenaline gerçekten hiç ihtiyacımız yok :)

Evimde, uyku öncesi rutini çocuklarımın gelişimine ve ihtiyaçlarına göre zaman zaman değişiklik gösterdi. Ama her zaman onlara sarılmaya ve kitap okumaya yeteri kadar zaman ayırmaya dikkat ettik. Bebeklik döneminde, rutinlerde aynı aktivitelerin tekrar edilmesi bebeklerin hoşuna gitse de, çocukluk döneminde bazen ufak değişiklikler yapmak çocukların daha çok hoşuna gidiyor. Örneğin, yatma öncesinde yeteri kadar vaktimiz olduğunda elektriği kullanmadığımız, sadece mumların ve masalların olduğu mum geceleri yapıyoruz. Bu sayede, çocuklar, uyku öncesindeki hazırlıklar için daha çok motive oluyorlar. Ancak, temelde, uyku öncesi zamanlarda ebeveynlere veda etmenin ve biraz sakin vakit geçirmenin esas olduğunu söyleyebilirim.

 

4. Uyku öncesinde, uykuya yardımcı olmak ve  sakin bir oyun ortamı yaratmak için özellikle tavsiye edilebilecek oyuncaklar var mı?

S.Ö.Canbolat :  Evet, ebeveynler! Ebeveynler bebeklerin sahip olabileceği en önemli oyuncaklar. Bebeklerin uykuya dalamamalarının bir nedeni de, ebeveynlerini bu dünyada bırakıp uyku dünyasına geçememeleri. Bu nedenle, ten tene temas ile oynamak ve uyku öncesinde birlikte vakit geçirmek onları sakinleştiriyor. Bebek kitaplarına birlikte bakmak, uykuya hazırlık rutinine uyku arkadaşını da eklemek ayrıca onlara iyi gelebilecek aktiviteler. Tabii eğer çok uyarıcı bir şekilde sunulmaz ise.

 

4.       Sizin uyku konusunda yaşadığınız en büyük zorluk ne / ne idi?

 

S.Ö.Canbolat :  Evet, ben de zorluklar yaşayabiliyorum :) Bilgiye sahip olsanız dahi, bu herhangi bir zorlanma ile karşılaşmayacaksınız demek olmuyor. Bu aslında daha çok, bu zorlukları nasıl karşıladığınız ile ilgili: yap, bekle ve olanı kabul et!  Sanırım en zor zamanım ikinci bebeğimin doğumundan sonraydı. Minik kızım daha 2 yaşında bile değildi ve beni bir başkası ile paylaşmak ona çok fazla gelmişti. Oğlum daha küçücük bir yenidoğandı ve çok doğal olarak henüz bir uyku ritmine sahip değildi. Bir kardeş gelmesi nedeniyle yaşadığı kaygıdan olsa gerek, kızımın gece kabusları başladı. Benim için o geceler çok zorluydu. Çünkü bir yanda sık sık uyanan bir yenidoğan bebeğim vardı, diğer tarafta çığlıklarla uyanıp 3-4 saat uyuyamayan ve çığlık atmaya devam eden küçük kızım. Bu geceler için bizi destekleyecek birilerini çevremde bulmakta zorlanıyordum ve çok depresif olmuştum. Eşim çoğu zaman bizimle olamıyordu ve devamlı destek olabilecek pek kimse de yoktu çevrede. Sonunda olanı olduğu gibi kabul etmeye karar verdim, elimden gelenin en iyisini yaptım (ama kesinlikle en mükemmel olanı değildi). Ne zamanki olan biten hakkında içimde gerçek bir kabul hissettim, ancak o zaman kızıma kaygısı konusunda yardım edebildim ve bu geceler son buldu.

 

5. Uykusuzluk çektiğiniz bir zamanda, başınıza gelen en komik ya da en utanç veren şey ne idi?

Daha yeni başıma gelen bir olay var. Oğlum sabah kalkınca oyuncağı ile yanıma geldi ve benimle oynamak istediğini söyledi. Gece geç saatlere kadar çalıştığım için çok uykuluydum ama red etmek istemedim ve yanına oturarak oyununu izlemeye başladım. Farkında olmadan gözlerimi kapamışım. Oğlum birden “anne bana bak!” dedi ve tek parmağı ile göz kapaklarımdan birini açtı :) Göz kapağımı tutuyor olmasına rağmen hemen uyanamadım, ama o hala bir yandan gözümü tutmaya, bir yandan araba ile oynamaya devam ediyordu :)))Tatlı egosantrik 5 yaş, gerçekten “görülmek” istiyorlar (ilave not: aslında her yaşta öyle değil mi?)

 Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.