Bebek Nasıl Uyutulur? - Ye Oyna Uyu

Bebek Nasıl Uyutulur?

Bebek nasıl uyutulur? Klasik uyku eğitimlerinin yerini alacak yeni bir yaklaşım: DESTEKLİ UYKU BECERİ GELİŞİMİ

Anne ve babalığa adım atmış her ebeveynin ilk zorlu sınavlarından biridir bebeğinin uykusu! “Bebeği birlikte yatarak* mı uyutsak, yoksa uyku eğitimi verip kendi kendine uykuya geçmesini mi sağlasak?”

*Yazıda bahsedilen birlikte yatmak, bağımlı uyutma şekli içinde birlikte yatmaktır. Bebeğin bağımsız da uykuya dalabildiği, ayrı yüzeylerde olması şartıyla annesiyle birlikte yattığı durumlar hariç tutulmaktadır.

Güvenli Bağlanma için Tek Yol Bebek ile Birlikte Yatmak mı?


“Bebek ile birlikte yatmalısınız! Kaygısını yatıştırmak, size ve dünyaya güvenebilmek için, yani güvenli bağlanma için buna ihtiyacı var” diyenler var. Sizin için de büyük keyif, ama bunu her zaman yapabilmek mümkün mü? Bu şekilde emerek uykuya dalan bebeğiniz, aç olmasa da sıklıkla uyanarak emmek isteyecek tekrar uykuya dalmak için. Hatta belki onu sizden başka hiç kimse uyutamayacak.  Zamanla yarım saatte bir uyanan, tekrar emmeden ya da kucağa alınmadan uyumayan bir bebek ve yorgun bir anne olmak mümkün. Güvenli bağlanma için tek yol birlikte yatmak mı? (Ya da her annesi ile birlikte yatan bebek güvenli mi bağlanıyor?)

Anneye Duyarlı, Bebeğe Duyarsız Uyku Eğitimleri


Adına “Uyku eğitimi” denilen, aslında bebekten çok anneyi özgürleştirdiği için anneye duyarlı bir yaklaşım da var. Acaba çözüm bu mu? Bebeğe kendi kendine uyumayı onu eğiterek yapmak mümkün mü? Ancak, ağlayan bebeğe cevapları erteleyerek ilerlenen bu tür yaklaşımlarda, bebeğin psikolojisi ne kadar dikkate alınıyor acaba? Bu bebeği zorlayarak bağımsızlaştıran süreçte bebek gerçekten bağımsızlaşıyor mu? Yoksa aşırı kaygılı bir bebeğe, ya da bunun tam tersi, duygularını bastıran ve talepkar olmayan bir bebeğe dönüşme riski mi doğuyor? Yani güvensiz bağlanan bir bebeğe…

Güvenli Bağlanmayı Destekleyen Bir Uyku Eğitimi!


Acaba anneyi bunaltabilecek ama bebeğe konfor sağlayacak “birlikte yatmak” seçeneği mi daha sağlıklı, yoksa, anneyi rahatlatacak, ancak bebeği zorlayabilecek “uyku eğitimi” mi?

Peki, size, bu ikisi arasında, üçüncü bir çözüm mümkün desem? Anne-bebek ilişkisini sarsmadan, bebeğin duyarak ve dinlenerek ilerlenebileceği başka bir yol mümkün desem? Hem anneye, hem de bebeğe duyarlı… Bebek kendi kendine uyumayı annesi ile güven ilişkisini güçlendiren bir şekilde öğrenebilir desem?

Gelin sizi, Destekli Uyku Beceri Gelişimi ile tanıştırayım.

Evet, birlikte yatmanın getirdiği zorluklardan bunalan anneler, haklısınız. Birlikte yatmak, bebeğinizin kokusunu duymak ve ona gerektiğinde cevap verebilmek çok güzel. Ancak, bebeğinizin uykularının ihtiyacından fazla kesintiye uğramasının, ne size ne de bebeğinize bir faydası yok. Aslında artık mağaralarda yatmadığımız için onun yırtıcı hayvanlardan ya da soğuktan korunmaya da ihtiyacı yok. Sadece genetik değişim çağın hızının biraz gerisinden geliyor. Bu yüzden sizinle olduklarında kendilerini daha güvende hissediyorlar. Tek yapmanız gereken, o yapabileceği zaman, adım adım ve onu destekleyerek sizden ayrı yatmasının da güvenli olduğunu onun hissetmesini sağlamak.

Evet, uyku eğitimine karşı olan anneler, siz de haklısınız. Her şeyden önce, artık değil bebek, çocuk için bile biliniyor ki gerçek gelişim “sisteme göre eğitmek” ile değil, çocuğun “becerisini desteklemek” ile oluyor. Uyku da emeklemek, yürümek ya da yüzmek gibi bir beceri! Bu yüzden her beceri gelişiminde olduğu gibi, uyku beceri gelişiminde de o ihtiyaç duyduğu sürece desteklemeli, ve desteğinize ihtiyaç duymadığında becerisini geliştirmesine fırsat vermelisiniz.

 
Bir Yürüme Eğitimi Yoksa Uyku Eğitimi Neden Var?
 

Örneğin yürüme becerisini düşünün. Bebeğiniz yürüyebilecek bir gelişim dönemine gelmiş. “Aman canım, böyle kucak kucağa gezmek çok güzel. Hem o da böyle seviyor. Ne gerek var, biraz daha kucakta gezsin” (=birlikte yatmak) diyor musunuz? Hayır, tabii ki demiyorsunuz. Onun yapabileceği zaman yürüme becerisini geliştirmesini mutlulukla seyrediyorsunuz. Çünkü bebeğiniz büyüyor ve hayata daha uyumlu hale geliyor.

Peki, yürüme zamanı geldi diye onu bir anda yere ayakta bırakıp yürümesini bekliyor musunuz (=uyku eğitimi)? Hayır, tabii ki bunu da yapmıyorsunuz. Çünkü kendi kas gücüne, koordinasyon becerisine göre bu kendi hızında gelişecek bir durum. Önce elinden tutuyorsunuz, dengesini korumasına yardımcı oluyor ve ağırlığını onunla birlikte taşıyorsunuz. Zamanla kendi ağırlığını taşıyabilmeye ve dengesini koruyabilmeye başladıkça siz desteği azaltıyorsunuz. Yürümeyi öğrense bile elinizi hemen bırakamayabiliyor. Siz de bir süre daha onunla birlikte evin içinde dolaşıyorsunuz. Ve ne zaman ki elini kendi isteği ile bırakıyor, o zaman mutlulukla arkasından bakıyorsunuz.

O zaman bunu uyku için neden yapmıyoruz? Yani, bebek hazır olduğunda yürümesine izin veriyorsak neden kendi kendini sakinleştirmesine ve uyumasına izin vermiyoruz da sürekli onu bize bağımlı bir halde uyutuyoruz? Öte yandan, bir yürüme eğitimi yoksa, uyku eğitimi neden var?

Bebekler kendi kendilerini sakinleştirme potansiyeline sahip oldukları 4.aydan itibaren uykuya bağımsız dalmayı öğrenebilir. Ancak bunun yolu bir eğitim değildir.

Eğitim Yerine Beceri Gelişimini Destekleme
 

Uyku eğitimlerine bir bakalım.

Adına ister kontrollü ağlatma, ister sandalye yöntemi, isterseniz ağlatmaya bırakma deyin,  bebeği mekanik bir biçimde eğitmekten geçiyor tüm bu yöntemlerin yolları.

Kontrollü ağlatma yönteminde bebeğinizi odaya bırakıyor ve ağlasa da belirli bir süre bekledikten sonra içeri giriyor ve bebeğinizi kontrol ettikten sonra tekrar dışarı çıkıyorsunuz. Bebeğiniz, siz odadan dışarı çıkarken ağlamaya devam ediyor olsa dahi geri dönmüyorsunuz.

Sandalye yönteminde, ilk üç gün bebeğinizin yanında oturuyorsunuz, sonra üç günde bir sandalyenizi uzaklaştırıyorsunuz. Bebeğiniz ağladığında kalkıp onu telkin edebiliyorsunuz, ancak yine sandalyenize dönüyorsunuz. Ve üç günde bir sandalyeyi uzaklaştırarak devam ediyorsunuz. Sizi görmediği bir noktaya geldiğinde de sesli desteğinizi ertelemeye başlıyorsunuz. Her aşamasında ağlama olsa da bu sürece devam ediyor ve yaklaşık 2 haftada dışarı çıkmış oluyorsunuz.

Ağlamaya bırakılan yöntemde ise hiçbir şekilde odaya girmiyorsunuz. Gündüz uykularında 1 saate kadar, gece ise saat sınırı olmaksızın bebeğinizi ağlamaya bırakabiliyorsunuz.

Bu anlattığım yöntemlerin herhangi birinde bebeğe bir duyarlılık hissettiniz mi? Belki biraz sandalye yönteminde. Ancak o da dahil hepsi, adımları önceden belirlenmiş, bebeğin işaretlerine göre fazla değişiklik göstermeyen, bebeği “maruz” bırakarak ilerlenen “eğitim”lerdir.

Yani bebeği birden yere ayakta bırakıyorsunuz yürümesi için. Ya da elini üç günde bir daha hafif tutuyorsunuz, kaslarının ne kadar gelişmiş olduğunu dikkate almaksızın. Çünkü size göre 15 gün içinde yürümeyi öğrenmesi gerekiyor.

Peki bunun sonucu ne?

Bebek ağlayarak ihtiyacı olan desteğin kendisine verilmediğini, kendini güvende hissetmediğini size anlatmaya çalışıyor. Siz ise ondan uzaklaşıyorsunuz. Bir süre sonra bebeğiniz artık anneyi ağlayarak çağırmasının bir faydası olmadığını hissediyor. Ve bir çaresizlik içinde uykuya dalmayı öğreniyor.

Oysa bağımsız, kendine güvenen, ilişkileri başlatıp yürütebilen, sosyal olarak başarılı, özsaygısı olan bir birey yetiştirmek için annenin bebeği değil, bebeğin anneyi kendi arzusu ile bırakması, yani kendi isteği ile bağımsızlaşması gerekir. Bebeğin anneden, annenin desteğinden vazgeçebilmesinin ilk ve en önemli koşulu da annenin bebeğin “ihtiyaçlarını doğru ve zamanında karşılama”sıdır! Uykuya yatan bir bebeğin ise iki ihtiyacı vardır. Biri “uyku”, diğeri ise uykuya geçmek için kendini “güven”de hissetmek! Yani, anne uykusu gelen bebeğiniz zamanında uykuya götürdüğünde ve ona kendini güvende hissedeceği bir ortam oluşturduğunda bebek kendi kendine uykuya dalmayı öğrenebilir.

 
Bebek Kendini Güvende Hissettiğinde Sağlıklı Öğrenme Başlar!
 

Bebeğin bir beceriyi sağlıklı bir biçimde geliştirebilmesi için desteklenmesi gerekiyor, evet. Çünkü bir beceri ancak bebek/çocuk kendini güvende hissederse gelişebilir!

İşte bu yeni yaklaşımda, siz bebeğinize ihtiyaç duyduğu destek ve güveni, onun kendini giderek öğrenmeye daha hazır hissetmesini sağlıyorsunuz.  Talep ettikçe desteğinizi veriyor ve ihtiyacı kalmadığında ise kesiyorsunuz. Yani, ondan uzaklaşacağınız zamanı belirleyen siz değil, bebeğinizin oluyor. Güvenli bir bağlanma ilişkisinde olması gerektiği gibi, bebeğinden uzaklaşan anne değil, annenin desteğini kendini güvende hissettiği için bırakan bebek oluyor. Önceden belirlediğiniz sürelerle ondan uzaklaşmak yerine; onu görerek, duyarak ve onun farkına vararak onun izin verdiği ölçüde ilerlemiş oluyorsunuz. Destekli Uyku Beceri Gelişimi ile bebeğiniz kendini güvende hissederek kendi kendine uykuya dalmayı öğrenmiş oluyor.

Sizi birlikte yatmak ve uyku eğitimi vermek arasındaki zorlu seçimde rahatlatacak bu yöntemi, bebeğiniz ile de ilişkinizi destekleyeceğinden değerlendirmenizi öneririm.

 

Sevgilerimle,

Sinem ÖZEN CANBOLAT

Uzm. Gelişim Psikoloğu

Uyku Danışmanlığı hakkında bilgi ve randevu almak için tıklayınız